YiğidoHaber – Sivasspor Haberleri | Spor Haberleri

“Hayallerin En Üst Seviyesi Milli Takım´dır”

“Hayallerin En Üst Seviyesi Milli Takım´dır”
Bu haber 03 Nisan 2019 - 12:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Demir Grup Sivasspor´un başarılı futbolcusu Emre Kılınç, Milli Takım´da olmanın hayatının en mutlu anı olduğunu belirterek, “Futbol hayatımın beni en mutlu eden olayı Milli Takım´da olmak olabilir. Çünkü hayallerin en üst seviyesi Milli Takım´dır, ülkemize hizmet edebilmektir” dedi.

Demir Grup Sivasspor´da gösterdiği başarılı performans ile A Milli Takım´dan davet alan Emre Kılınç, TFF Tam Saha dergisine açıklamalarda bulundu.

Milli Takım´da oynamanın kendi hayallerinin en üst seviyesi olduğunu belirten Kılınç, kimseyi mahcup etmeyeceğini ve kendisini geliştireceğini söyledi.

Soru-cevap şeklinde gerçekleşen röportajda, Emre Kılınç´ın açıklamaları şu şekilde:

FUTBOL HİKÂYENİ ANLATABİLİR MİSİN?

Benim için her zaman futboldan daha ziyade önemli olan okuldu. O zamana kadar hayatımda futbol yoktu. Lise 2´de başladım. Bir akrabamız Bolu´ya gitti. Kardeşi Kartal´da oynuyordu. “Sen de git. Futbolda kendini göstereceğin yeteneğin var” dediler. “İyi” dedim, “Gideyim.” “Nereye gidersin, Kartal´a mı, Bolu´ya mı?” Akrabam küçüktü, bize sahip çıkamaz. Benden de küçüktü. Ufuk ağabeyimiz var, “Bolu´ya onun yanına gidelim.” Bolu´daki denemelerde beğendiler, sağ olsunlar. Futbol hayatımız başladı. A takıma imza atmaya geldiğim zaman bile annem için en önemli şey okuldu. Ama ondan sonra okula fazla önem veremedik.

FİZİKİ EKSİĞİNİ NASIL KAPATIYORSUN?

Vücuttan ziyade yere basış daha önemli futbolda. Fizik olarak sahada diğerlerinden belki zayıf gözükebiliyoruz ama yere sağlam basmak, kuvvetli olmak çok önemli. Bunun için özel çalışmalar yapıyorum, bunu geliştirmeye yönelik özel dersler alıyorum. Eksiğimiz ne varsa her zaman geliştirmemiz gerekiyor. Kısa boylu oyuncular yere daha sağlam basar. Herkes bizi ortalamaya göre zayıf görüyor ama önemli olan yere basış. Koordinasyon çok önemli…

SENİ EN ÇOK ZORLAYAN SAĞ BEK KİM?

Söyleyeceğim ilk isim Skubiç olabilir. Geçen sene deplasmanda beş yemiştik Konyaspor´dan. Aslında benlik bir şey de yoktu. Eto´o´nun vurduğu topu ceza sahası içinde tamamlayan bir sağ bek. Öyle bir oyuncu Skubiç…

BEKLENMEDİK SONUÇLAR ALMANIZIN SEBEBİ NE?

Bizim oyun stilimiz onlara yönelik. Biz de hemen hemen onlar gibi oyun sergilediğimiz için… Büyük takımlara karşı oynarken mecburen kapanıyoruz. Başakşehir´e iki senedir yenilmedik. İyi kapanıyoruz, hızlı hücuma çok iyi çıkıyoruz. Geçen sene de aynıydık. Ben vardım, Bifouma vardı. Hızlı oyunculara sahiptik. Bu sene de Diabate var, Douglas var, ben varım, Erdoğan var. Şu ana kadar fazla forma şansı gelmemiş olsa bile Erdoğan çok yetenekli bir oyuncu. Konsantrasyon çok önemli futbolda. Beşiktaş´tan bir gol yedik, Başakşehir´den gol yemedik. Ligin en çok gol atan takımlarından bahsediyorum. Ama Kasımpaşa´dan üç, Erzurum´dan dört yedik. Gol atıyoruz, gol atar atmaz gol yiyoruz.

ROBİNHO´NUN SENİN FUTBOLUNA KATKISI OLDU MU?

Tabiî oldu. Robinho´nun bütün şehre katkısı oldu. Tartışmaya bile gerek yok. Robinho´dan bahsediyoruz. Televizyondan izlediğimiz, hayalini kuramayacağımız oyuncuyla takım arkadaşıydık. Şimdi Başakşehir´e de katkı sağlıyor. Devre arası kamptayız. ‘Kulüp Robinho´yu istiyor´  dediler. Samet Hoca (Aybaba) dedi ki; ‘Robinho olmaz. Çok üst seviye oyuncu. Yüksek paralara gelir.´  Samet Hoca da içten içe istemez mi Robinho´nun takımında olmasını! Kampı bitirdik, geldik. Bir akşam telefonum çalıyor, Samet Hoca aradı. ‘Efendim hocam!´ dedim. “Ne yapıyorsun?” diye sordu. “Hocam, dinleniyorum” cevabını verdim. “İyi” dedi. “Bari bol bol dinlen. İdmanları en üst seviyede yap. Ekstra idman yap. Robinho geldi. Kendine dikkat et, ona göre.” Robinho öyle bir oyuncu… Hiç öyle lüksle falan alâkası yoktu. Tek önem verdiği, çocuklarının eğitimiydi. Şehirde, dışarıda bir kişi bile görmemiştir Robinho´yu. Çarşıda gezerken, bir AVM´de, bir kafede oturup kahve içerken kimse görmemiştir. Geliyordu idmana, işini yapıyordu, gidiyordu, çocuklarıyla, ailesiyle vakit geçiriyordu.

SİVASLILAR, SENİ KENDİ EVLÂTLARI GİBİ GÖRÜYOR!

Sivas´a 22 yaşında geldim. Emre Kılınç´sam, şu an Millî Takım´daysam buralara gelmemde Sivas´ta yaşayan Sivaslısının, Sivas dışında yaşayıp maçlarımıza gelen taraftarlarımızın hepsinin, yönetimin, takım arkadaşlarımın katkısı var. 22 yaşında alt ligden gelmişim, beraber şampiyon olduk. O yüzden kendi evlâtları gibi görmeleri çok doğal. Şehirde de maçlarda bazen bir-iki uğultu oluyor tabii ama dışarı çıktığımız zaman hiç kimseden hiçbir zaman eleştiri almıyoruz. Kimsenin de aldığını düşünmüyorum. Çarşıya çıkıp, karşılaşıp insanlarla “Ya sen öyle kötüydün, böyle kötüydün, senden bir şey olmaz, sen zarar veriyorsun”, öyle bir şey kesinlikle olmuyor. Sivas, futbola âşık bir şehir… Bütün insanların ağzında Sivasspor var.

KONE İLE TAKIMIN İLİŞKİSİ NASIL?

Kone ile ilişkimiz çok iyi. Takımın hocası gibi… Kone´nin ihtiyar sevincini aslında ilk ben yapmıştım.   Serhiy Rybalka ile kampta PS oynuyorlardı birkaç arkadaş. Oyunda vardı ihtiyar sevinci. “Yarın gol atarsan bu sevinci yap” dedi. Bizim de Erzurumspor maçımız var içeride… Ben de golü atınca hemen koşa koşa yanıma geldi. Aklıma da geldi o sevinci yapması. O günden sonra gelenek oldu. Rybalka attığı zaman o hareketi yapıyor. Yaşı biraz ilerlediği için o sevinç artık Kone´nin sevinci oldu. Herkes ona yordu. Kone şu an kulübün hocası gibi. Oynasa da oynamasa da problem yapan bir oyuncu değil.

BEKLENTİLERİ NASIL YÖNETİYORSUN?

Yükselişim Sivasspor´a transfer olunca başladı. Bolu´da da aynı şeyleri duyuyordum. Kimseyi mahcup etmemeye çalışıyorum. Bu bizim mesleğimiz. İhanet etmek zaten bize yakışmaz. Her zaman kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Taraftarlar da top bizdeyken heyecanlanıyorlarsa ne mutlu bana.

SİVAS HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Sivas´ın soğuğuna biz denk gelmedik Allah´a şükür. Bir-iki denk gelmişliğimiz oldu da fazla soğuk yaşamadık. Bir Kayseri maçı anlatıyorlar, bir de Trabzonspor maçı eksi 30´larda. Douglas ile David Braz bambaşka bir ortama geldiler. Geldikleri yer Brezilya. Hava güzel, sıcak, deniz, kum. Burada bunların hiçbiri yok. Bambaşka bir ortama geldiler. Ama çok uyumlu insanlar, güler yüzlüler. Çok güzel bir arkadaşlığımız var. Takımı da çok sahipleniyorlar. Zaten takımımızda öyle çatlak ses hiçbir zaman olmadı.

EN BÜYÜK HAYALİN NE?

Her zaman neyin hayalini kurar futbolcu? Millî Takım´a gelmenin, Millî Takım´da oynamanın… Büyük takımlarda, Avrupa´da oynamanın hayalini kurar. İnşallah biz alternatif oluruz bundan sonra. Seçim, hocanın seçimi ama hocayı da o seçime iten futbolcunun kendi performansıdır. İyi olduğumuz sürece, iyi futbolcuyu kim neden istemesin! O yüzden hep en üst seviye oynayıp, hep en üst seviye performans göstermem gerektiğini düşünüyorum. Futbol hayatımın beni en mutlu eden olayı şu an burada (Millî Takım´da) olmak olabilir. Çünkü hayallerin en üst seviyesi Milli Takım´dır, ülkemize hizmet edebilmektir. En mutlu olay, burada bulunmam, burada kalabilmem, buraya gelmem olabilir.

AVRUPA´DA HANGİ LİGDE OYNAMAK İSTERSİN?

Avrupa´ya gitsem, bir seçme hakkım olsa İspanya olur. Bana daha uygun. Kora kordan ziyade tekniğin ön plana çıktığı bir oyun oynanıyor. Mesela İtalya´da kora kor ikili mücadeleler, tempo var. Tempomun kötü olduğunu düşündüğümden değil ama İspanya´daki oyun göze daha hoş geliyor. Her şeyin her zaman daha iyisi vardır. Her takımın daha iyisi, her futbolcunun daha iyisi…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA